Malatya, alınan futbolcuları bağrına basmalı, şehre yabancılık çekilmemesi mutlaka sağlanmalıdır. Rahmetli Erdoğan Arıca aramızda dolaşır, kahvehanelerde bilardo oynardı. Biliyorsunuz Erdoğan Arıca meşhur aktör Kadir İnanır’ın yeğeni olur. O, Bir festival için Malatya’ya geldi. Erdoğan, Malatya’yı o kadar çok anlatmış ki dayısına, Kadir İnanır ondan bahsederken hüngür hüngür ağladı. Eğer bilse idi ki Malatya ve insanları değişmiş, Malatya eski Malatya değil, gözyaşının damlasını bile akıtmazdı. Malatya insanı onları bağırlarına basar, garip diye ellerinden ne gelirse yardımını ve sevgisini esirgemezdi. “Hele çağam sana yemek getirdim” diyen analarımızın o sevecenliği nelere kadir olmadı ki? Eski futbolcular bizlerden dostluklarla ayrıldı. Futbolcularda para hırsı birinci plana çıkarsa istediği zaman oynar istediği zaman oynamaz. 
Yeni Malatyaspor Hakkındaki Düşüncelerim
Gerek Belediye Başkanımız; gerekse de takım Başkanı Ertan Mumcu’nun iyi niyetle gösterdikleri çabayı takdir ediyorum. Takım kötü futbol oynar ise tüm oklar onların üzerine çevriliyor. Bir de üzerlerine ben gelmiş gibi olmayayım. Düşüncelerim ve önerilerim kendime göredir; geneli kapsamamakta bir futbol takımında olması gerekenleri içermektedir.
A- Takım tamamen antrenörlerin keyfine bırakılmamalı, antrenör ve futbolcular takip edilmeli, antrenör ve futbolcu seçimi yakından izlenmeli, kadroya uygun, dürüst, takıma uyumlu oyuncular alınmalıdır.
Taşıma suyla değirmen dönmez. Yukarıda belirttiğim gibi altyapıya önem verip öncelikli olarak alt yapıdan oyuncu tedarik etme yoluna gitmek gerekiyor. Doldur boşalt politikası ile bu iş zor yürür. Bir sezonda yanılmıyorsam üç antrenör değişti. Bu kadar antrenörün değişmesi seçimde yanlış yapıldığını gösteriyor. Tuhafıma giden bir durum da; her antrenör değişiminde takımın üç dört maç seri yakalamasıdır. Bu durumu ben pek hayra yormadım. Çünkü: bir antrenörün gelmesi ile takım hemen ayağa kalkamaz. Futbolcular antrenörü değil, antrenör futbolcuları yönetmelidir. 
Takım antrenörleri oyuncularına güvenmeli, oyuncular da ona inanmalıdır. Antrenör ile yöneticiler arasında güven bağı olmalıdır. Antrenör orkestra şefi özelliğini kaybetmemeli, futbolcular da antrenörleri yönetmeye kalkmamalıdır.
Bir yığın futbolcu alındı ama takım tam anlamı ile uyumlu futbol oynayamadı. Demek ki yanlış giden bazı şeyler var. Ara transferde mecbur kalmadıkça futbolcu almayacaksın. Sık sık takım değiştiren futbolculara dikkat edeceksin, onların çetelesini tutacaksın. İyi ve güvenilir bir teknik heyetçe antrenör ve futbolcuları takip ettireceksin. 
Zamanımızdaki Malatyaspor’un başarısındaki en önemli neden futbolcu almadan onları takip eden otoritelerin olmamasıdır. Öncelikle Malatya, daha sonra da Doğu ve Güneydoğu futbolcuları taranmalı ve takıma alınmalıdır. Özkan Akbulut, Zafer Hoca, İsmail Tekin gibi futbol adamlarından faydalanılmalıdır. 
Özkan Hoca dedim de aklıma geldi. Televizyonda daha bir kaç gün önce dinledim Ünal Karaman’la Feyzullah Küçüğün kelamlarını. Bunlar Malatyalılarla adeta özdeşleşmişlerdi. Feyzullah Küçük Özkan Akbulut’a babam diye hitap ediyordu. 
Özkan Hoca; televizyonda, “ortaya atılacağım; gardaşlar; ben de burdayım diyeceğim” dedi. O, Güneydoğu ve Doğu Anadolu futbolcularını çok yakından takip eden dürüst ve cesur bir futbol adamı idi. Gizliden takip ettikleri futbolcuları yönetime rapor eden en önemli kişi olarak Malatya tarihine geçti. Aklıma gene bir türkü geldi; anlayan anlar. 
Gel seninle danışalım sevdiğim
Danışan dağları aşar mı aşar
Danışmadan yola çıkarsa kişi
Yanılıp yollarda şaşar mı şaşar
Takım başkanının iyiyi kötüden ayırması, dürüst ve cesaretli olması, gaza gelmeden futbolu ve insanları çözmesi çok önemlidir. Ünal’ın, Feyzullah’ın, Levent’in, Şehmuz’un, Fuat’ın takıma alınması hiçbir şekilde tesadüfî değildir.
B- Mümkün olduğunca Malatyalı futbolcular takıma kazandırılmalı, yeni gelenler Malatyalılar ile bütünleşmelidir. 
Malatyaspor’un kadrosunda en azından 4 veya 5 tane Malatyalı futbolcuya yer verilmeli. Şimdi bakıyorsun bir tane bile Malatyalı futbolcu yok. Sebep; altyapımızı kaybettik. Aşık Veysel’in dediği gibi muallaktayız. Bu balkon çocuklarından nasıl futbolcu yetişir? Biz karma bir futbol takımı kurmaya mecburuz. Bir Oktay’ın hırsı Malatyalı futbolcularda yoktu. Bir Levent Malatya ve takım için canını verirdi. Nitekim ikinci lige düşüşte hüznünden kriz geçirdi, hastaneye kaldırıldı. Malatyalı sonuçta Malatyasporlu futbolcularla özdeşleşmelidir.
C- Kendi düşünceme göre Yeni Malatyaspor’un maçlardaki eksiklikleri.
Yeni Malatyaspor’a oyuncu alınırken başarılı futbolcular seçilmeye çalışıldı ama takımda dişliler gene de tam yerine oturmuyor. Bu bakımdan futbolcular yerlerini zaman zaman yadırgıyorlar ve maç esnasında arkadaşlarının yerlerini ve konumlarını yeterince okuyamıyorlar. Takım iskeleti, belki de sık sık antrenör değişikliğinden olabilir, yeterince kurulamadı, futbolcular arasında uyum sağlanamadı. Hep hücuma yönelik futbolcu alırsan başaramazsın, bunun aksi durumda da sonuç hüsran olur. Takımda uyumun sağlanması için top bizde iken oyuncularımız en uygun ortama kaçmalı ve yerlerini almalı, top rakipte iken de pres yapıp rakip oyuncular kontrol altına alınmalıdır. İster hücum isterse de savunma oyuncuları olsun hem savunmada, hem hücumda yer almalıdır. 
Bir oyuncu topu aldıktan sonra eğer boşluk ve ortam var ise topu sürebilmeli; birebir adam geçebilmelidir. Hele gol ortamında bir kişiyi geçebilir isen gol atma veya gollük pas verebilme oranın yüzde elli artıyor ise tereddüt etmeden rakibini geçeceksin. Takımda bu vasıfta en az üç dört futbolcunun olması lazım. Geçen sene Cihan bu konuda çok yetenekli idi ama bu sene ne olduysa oldu o performansı gösteremedi, takımdan ayrıldı.
 Bu sene Halil Zeybek zaman zaman adam geçmeyi deniyor, bazen başarıyor ama bazen da rakip takıma takılıyor. Çalımı da yerinde ve zamanında yapacaksın. Rakibi geçtiği zaman takımımız tehlikeler yaratıyor. Okan da öyle. Top sürmeden, çalım atmadan durmadan top çevirirseniz rakip topu aldığında kontra ataklarla tehlikeli olabilir. Son maçlarda gollerimizin çalımdan sonra verilen paslar sonucu atıldığını söyleyebilirim. Futbolcuların kendilerine güvensizliklerinden midir nedir, verilen paslar yerini bulmuyor, top zaman zaman rakip takımın oyuncularında kalıyor, oyun sık sık sıkışıyor, ha babam oyununa dönüyor. Oyunu açmak lazım ki rahat futbol oynanabilsin ve istediğimizi yapabilelim. 
Takım hücuma geçerken yeterince organize olamıyor müdafaa, orta saha ve hücum oyuncuları birbirleriyle yeterince uyum sağlayamıyor, bloklar arsında boşluklar ve iletişimsizlik doğuyor. Arkadan bindirme, ver-kaç ve adam geçme taktikleri yeterince uygulanamıyor. Zaman zaman iyi olmalarına rağmen takımın müdafaası çok gedik veriyor. Rakip takımın bir oyuncusu on sekiz dışından bizim iki oyuncumuzu ekarte ettikten sonra topu sürüp tek başına gol yapıyorsa biraz düşünmemiz lazım. Müdafaanın hücum organizasyonlarında ileriye çıkmamaları, sabit kalmaları kendilerine güvensizliklerinden olabilir. 
Hücum taktikleri çeşitlendirilmelidir. Zaman zaman kanatlardan, zaman zaman göbekten, zaman zaman da uzun paslar denenmeli, hangi tür hücum taktiğinin denendiği oyuncularımız tarafından mutlaka bilinmeli, antrenörün taktiklerine uyum sağlanmalı, takım oyunundan uzaklaşılmamalıdır. 
Zaman geçirilmeden takıma uyum sağlamayan futbolcuların uyumsuzluk sebebi bulunmalı, verim düşüşü sebepleri araştırılmalı, onların psikolojik, sosyal ve aile sorunları var ise çözülmeli, futbolculara destek verilmeli, onların yalnız olmadıkları hissettirilmelidir. Kasti oynamayan futbolculara gereken ders verilmelidir. 
Haydi hayırlısı; Aslan Yeni Malatyaspor, 44 Malatyaspor, amatör takımlar ve Malatya! İşiniz gücünüz rast gelsin. Eski başarıları hep birlikte yakalamak ve onu geçmek üzere; Haydi Malatya, Haydi Malatya…