Ankara'nın ilçesi Nallıhan'da dünyaya gözlerini açtığında takvimler 1929 yılını gösteriyordu.

Doğduğu ilçede, bir çocuğu mutlu edecek, düşler denizinde yüzdürecek bir oyuncakçı dükkânı bile yoktu.

Oyuncakçı dükkânı yoktu ama, tarım gereçlerinden tahıla, urgandan çiviye, kınaya kadar akla gelen gelmeyen her şeyin satıldığı dükkânlar vardı. Bu dükkânlarda defter kalem de bulunurdu elbet.

İşte onun babası da böyle bir dükkânın sahibiydi.

Babası satacağı malları, İstanbul'a gidip alır, getirirdi. Bir gidişinde küçük kızını da unutmamış, ona, kasaba çocuklarını kıskandıracak bir oyuncak getirmişti: Canlı gibi gözlerini yumup açan bir bebekti bu! Kıvır kıvırdı bebeğin saçları. Kolu bacağı oynuyordu.

Bu oyuncak bebek, onun çocuk dünyasını gökkuşağının renklerine boyadı. İçindeki bir sevinç ağacı büyüdü, yapraklar, çiçekler açtı! Ovalardan uğultu gibi yükselerek gelen bir mutluluk şarkısı doldurdu kulaklarını... Kendini bir hafifleme duygusuna kaptırdı; senki hafiflikten uçuyordu...

Elbette babası tarafından sevildiğini biliyordu çocuk. O günden sonra yüreğine mıh gibi çakılıp yerleşti bu sevilme duygusu... Kendine güveni arttı.

Bebeğine dokunmalara kıyamıyordu neredeyse. Bebeği incitmekten korkuyordu. Bebeğe bir şey olursa, babasının incineceğini sanıyordu çocukça bir kaygıyla.

Sabahları uyanınca ilk olarak bebeğine koşuyor, onu sevip okşuyor, onunla konuşuyordu.

Bebek büyümüyor ama çocuk büyüyordu.

Kendi büyürken bir de erkek kardeşi dünyaya gelmişti:

On yedisinde bir genç kız olduğunda, yüreğinden taşan duyguları dizelere dökmeye başladı. Şiirin yanı sıra kısa öyküler de yazıyordu.

İlk sahne oyununu yazdığında yirmi iki yaşındaydı.

Sonra kardeşi de tiyatrocu olacak, o da oyunlar yazacaktı: Güner Sümer.

Yetmişli yıllara kadar TRT'de çalışan genç kadın daha sonra bu kurumdan ayrılacak, kendini tümüyle edebiyata adayacaktı.

Onun yazarlığının en büyük destekçisiyse, hayat arkadaşı Halim Ağaoğlu idi.

Okurları onu Adalet Ağaoğlu olarak tanıyacak ve sevecekti.

Bu yazı yazılırken Adalet Ağaoğlu'nun, doksan bir yaşında yaşamdan ayrıldığı haberi geldi!

Tıpkı çocukluğundaki gibi gökyüzüne doğru uçtu gitti.