Gazeteci Abidin Daver anlatıyor: Çanakkale’de çarpışmalar yeni başlamıştı. Boğaz Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa’ydı. Yedekte bulunan 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal emir almadan, karaya çıkan “Anzaklar” denen düşman birliklerini Arıburnu’nda bir avuç yere çivileyerek İstanbul’u kurtarmıştı. Mustafa Kemal, o dönemde mebus olan Yunus Nadi ile tanışıyor ve onunla mektuplaşıyordu. Yunus Nadi, “Tasviri Efkâr” gazetesini yayımlıyordu. Mustafa Kemal’in Çanakkale’de sergilediği kahramanlığı gazetesinde yayımlamak üzere haritalı bir yazı hazırlattı. Haritanın bir yanında Cevat (Çobanlı) Paşa’nın, karşısında da Mustafa Kemal’in resmi yer alıyordu. Ancak Askeri Sansür Zabiti, Mustafa Kemal’in resmini çıkarmıştı. Çünkü, Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın bu resmin yayımlanmasından hoşlanmayacağını tahmin ediyordu. Müdafaanın gerçek kahramanının resminin sayfadan çıkarılması, gazeteyi hazırlayan ekibi üzmüştü. Onlar, Enver Paşa’nın kıskançlık duygularını değil, mesleki duyarlılığı önemsiyorlardı. Telefonla, Sansür Zabitlerinin Âmirini aradılar. Âmir Bey de kendinden korkuyordu. “Karargâh-ı Umumi’de, İkinci İstihbarat Müdürü’nü arayınız” diyerek olayı kendinden uzaklaştırdı. İstihbarat Şube Müdürü Kaymakam Seyfi Bey, “Sansüre müracaat ediniz!” diye buyurdu. Görüldüğü gibi herkes birbirine atıyordu topu... Bu durumda bir oyuna başvurdu gazeteciler. Sansür Zabitini yeniden arayarak, Karargâhı Umumiden fotoğrafa izin verildiğini söylediler. Sansür Zabiti yukarısını aramaya gerek görmeden, Mustafa Kemal’in resminin yayımlanmasını onayladı! Ve Çanakkale kahramanı Mustafa Kemal’in resmi Tasviri Efkâr gazetesinde ilk kez yayımlandı. Enver Paşa resmi görünce küplere binmişti! Sansür Zabitine üç gün hapis cezası verildi. Yunus Nadi Bey mebus olduğu için gazeteyi kapatmayı göze alamadılar. Ancak izleyen günlerde sudan bir bahaneyle on günlük kapatma cezası verildi Tasviri Efkâr’a.